İçeriğe geç

Dalton’da katlı oranlar kanunu nedir ?

Kayseri’de Sessiz Bir Kış Sabahı

Merhaba değerli Modernsurucukursu okuyucuları. Bu yazımızda “Dalton’da katlı oranlar kanunu nedir” hakkında faydalı bilgiler bulabilirsiniz.

Kayseri’de sabahlar hep biraz serttir. Soğuk, insanın yüzüne tokat gibi çarpar ama garip bir şekilde insanı da ayakta tutar. O gün de öyle bir sabahtı. Penceremin buğusuna parmağımla isimler yazıyordum, sonra siliyordum. İçimde tuhaf bir ağırlık vardı; ne tam bir kırgınlık ne de tam bir umut… ikisinin arasında sıkışıp kalmış gibiydim.

Kimya dersine çalışmam gerekiyordu ama aklım başka yerdeydi. Üniversitede kimya okurken bazı konular vardır, sadece ezberlemezsin; bir şeyleri kırar, seni içinden yeniden kurar. İşte o gün, tam da böyle bir konuyla karşı karşıyaydım: Dalton’un Katlı Oranlar Kanunu.

Kitabın sayfasını açtığımda, kelimeler bana bir formül gibi değil de, sanki hayatın kendisi gibi bakıyordu.

Formüllerden Daha Fazlası: Bir Yasa Değil, Bir Hikâye

Dalton’un katlı oranlar kanunu, iki element birden fazla bileşik oluşturduğunda, bu elementlerin kütleleri arasında basit ve tam sayılı oranlar olduğunu söyler. İlk okuduğumda bana çok soğuk, çok matematiksel gelmişti. Ama o sabah, Kayseri’nin gri ışığında, bu bilgi birden başka bir şeye dönüştü.

Sanki hayat da aynıydı.

Aynı iki insan… farklı zamanlarda, farklı koşullarda bir araya geldiğinde bambaşka hikâyeler oluşturabiliyordu. Bazen sevgi oluyordu, bazen yalnızlık, bazen de yarım kalmışlık.

Ben bunu düşünürken aklıma Esra geldi.

Esra… aynı sınıfta oturduğum, notlarını hiç eksik etmeyen, gülüşü bile düzenli bir insan gibiydi. Ben ise hep dağınık, hep eksik, hep bir şeyleri fazla hisseden taraftaydım.

Laboratuvarda Başlayan İçsel Çatışma

O gün laboratuvar dersinde hidrojen ve oksijenle su oluşumunu inceliyorduk. Deney tüpleri, renkli çözeltiler, hafif keskin kokular… her şey yerli yerindeydi.

Hoca bir soru sordu:

“Farklı bileşiklerde aynı elementler neden farklı oranlarda birleşir?”

Herkes deftere bakarken ben Esra’ya baktım. O, kalemini yavaşça çeviriyordu. Sanki sorunun cevabı zaten onun içinde vardı.

İşte o an, Dalton’un Katlı Oranlar Kanunu zihnimde yankılandı. Aynı elementler… farklı oranlar… farklı sonuçlar.

Hayatımın tam ortasında bir şey kırıldı.

Ben Esra’yı sevmiştim ama bu sevgi tek bir formda kalmamıştı. Bir gün dostluktu, bir gün hayal kırıklığı, bir gün içimi yakan bir sessizlikti.

Deney Tüpünden Kalbe Uzanan Çizgi

Laboratuvarda hidrojen ve oksijen gazlarını karıştırırken içimde tuhaf bir benzetme kurmaya başladım. Sanki ben de bir deneydim. Esra ile ben… doğru oranlarda bir araya gelmediğimiz için farklı sonuçlar veriyorduk.

Dalton’un katlı oranlar kanunu bana şunu fısıldıyordu:

“Aynı insanlar, farklı koşullarda bambaşka sonuçlar doğurabilir.”

Ben bunu sadece kimya sanıyordum. Ama aslında bu, kırılmış ilişkilerin de yasasıydı.

Esra ile aramızdaki şey de böyleydi. Bazen %1 fazla duygu, bazen %1 eksik cesaret… ve sonuç tamamen değişiyordu.

O gün içimde büyük bir hayal kırıklığı büyüdü. Çünkü bazı şeylerin “neden olmadığını” anlamak, “olmadığını kabullenmekten” daha zor.

Kayseri Sokaklarında Düşünceler

Ders çıkışı Erciyes’in soğuk rüzgârı yüzüme vururken yürüdüm. Ellerim cebimdeydi ama içim boştu.

Otobüs durağında beklerken insanlara baktım. Herkes bir yere yetişiyordu ama kimse kendi içine yetişemiyordu.

O an düşündüm: Eğer insanlar da element olsaydı, biz Esra ile hangi bileşiği oluşturuyorduk?

Belki de hiçbirini.

Belki de Dalton’un kanunu bize şunu söylüyordu: bazı birleşimler mümkün olsa bile, her zaman kararlı değildir.

İçimde hafif bir kırgınlık vardı. Çünkü bazı gerçekler insanı olgunlaştırmıyor, sadece sessizleştiriyordu.

Katlı Oranlar Kanunu ve Hayatın Gizli Matematiği

Benzer Konular: Kanı bozuk nedir ?

Eve döndüğümde defterimi açtım. Sayfanın üstüne büyük harflerle yazdım:

“Dalton’un Katlı Oranlar Kanunu.”

Sonra altına bir şey daha ekledim:

“İnsanlar da birleşir, ayrılır, yeniden farklı oranlarda karşılaşır.”

O an fark ettim ki bu kanun sadece kimyaya ait değildi. İnsan ilişkileri de aynı düzenin içindeydi. Aynı iki insan, farklı zamanlarda farklı duygular üretirdi.

Bir gün umut olan şey, başka bir gün hayal kırıklığı olabiliyordu.

Ve bu beni hem korkutuyor hem de garip bir şekilde rahatlatıyordu.

Geceyle Gelen Farkındalık

Gece olduğunda Kayseri daha da sessizleşir. Sanki şehir bile düşünmeye başlar.

Pencereden dışarı baktım. Sokak lambalarının altında kar taneleri dans ediyordu. O an içimde bir şey yumuşadı.

Esra’yı düşündüm ama bu kez acıyla değil, anlamaya çalışarak.

Belki de o gün bizim oranımız tutmamıştı. Belki de aynı elementlerdik ama doğru bileşiği oluşturamamıştık.

Bu düşünce içimi hem acıttı hem de rahatlattı.

Çünkü bazı şeyler insanın hatası değildir. Sadece doğanın dengesi gibidir.

Bir Günlük Sayfasına Sığmayan Hisler

Defterime uzun uzun yazdım. Kalemim bazen durdu, bazen hızlandı. İçimdeki duygu değiştikçe yazım da değişiyordu.

Hayal kırıklığı vardı. Çünkü istediğim şey olmamıştı.

Heyecan vardı. Çünkü bu yasayı anlamak bana yeni bir bakış açısı vermişti.

Ve en çok da umut vardı. Çünkü her şeyin bir açıklaması olduğunu bilmek, insanı biraz olsun ayakta tutuyordu.

Dalton’un katlı oranlar kanunu artık sadece bir ders konusu değildi. Hayatımın içine sızmış bir gerçeklikti.

Esra’nın Sessizliği ve Benim İç Sesim

Birkaç gün sonra Esra ile koridorda karşılaştık. Göz göze geldik ama konuşmadık. O an zaman yavaşladı.

İçimde bir şey “söyle” dedi, ama ben sustum.

Çünkü bazı oranlar bir kere bozulunca, geri dönmek mümkün olmuyordu.

Yürüyüp gittiğinde arkasından baktım. Ve kendime şunu söyledim:

“Bazı insanlar aynı elementtir ama aynı bileşiği oluşturmak zorunda değildir.”

Bu düşünce içimi acıttı ama aynı zamanda büyüttü.

Son Ders: Kabul Etmenin Kimyası

O gece tekrar defterimi açtım. Son bir cümle yazdım:

“Dalton’un Katlı Oranlar Kanunu bana şunu öğretti: Her birleşim mümkün değildir ve her mümkün olan birleşim kalıcı değildir.”

Kayseri’nin soğuk gecesinde içim biraz daha sessizdi artık. Ama bu sessizlik boşluk değildi.

Bir tür kabullenişti.

Hayatın da kimya gibi olduğunu anlamıştım. İnsanlar, duygular, anlar… hepsi belirli oranlarda birleşiyor ve sonuçlar değişiyordu.

Ve ben, ilk kez bir kaybın içinde bile bir anlam bulabiliyordum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://designerforum.net https://bace.com.tr https://rucu.com.tr Sitemap
betexperbetexper.xyz