Kayseri’den İstanbul’a Uzanan Bir İç Yolculuk Kayseri’de sabahlar her zaman sert başlar. Pencerenin camına vuran rüzgârın sesi bile sanki insanı acele ettirmek ister. Oysa ben aceleyi hiç sevmem. 25 yaşındayım ve hayatın benden beklediği hızla aramda sürekli bir mesafe var. Günlük tutarım; bazen sayfalar dolusu, bazen sadece bir cümle. O gün defterime sadece şunu yazmıştım: “Bir yer var, kaybolmayı göze almadan girilmiyor.” O cümle beni İstanbul’a götürdü. İlk defa geldiğimde, şehir bana anlatıldığı gibi gürültülü değil, aksine fazla canlı geldi. İnsan kalabalığı içinde bile yalnız hissedebileceğin bir yerdi burası. Ama asıl hikâye, ayaklarımın beni sürüklediği yerde başladı: Kapalı Çarşı. Kapalı…
Yorum Bırak